SON YAZILAR

Konuşuyorum Öyleyse


Gözlerime yaralı insanlardan tutun yaraya ilham ve yahut yaraya derman olan bir çok toprak düştü. Yaşımın ve daha tam anlamı ile alamadığım Yaş almak durumunun azlığından ötürü söyleyeceklerim bir kaç kelimeden ibaret olduğu sanılmasın. Bizler aklıyla dalga geçen tek yaratığız. Bu bir bilimsel bilgi değil tam aksine tam anlamıyla duygusal bir çıkarımdır. Duygulardan korkun! Çünkü onlar yarayı da dermanı da içinde barındırırlar. Dünyanın en güzel yanı topraktan meydana gelmiş olmasıdır. Gölgelerden kaçıp satırlara sığındığım günden beri kendimi tarif etmekte güçlük çekiyorum. Çünkü ilginç davranışlar peyda olmaya başladı, zihnimin en icra köşelerinde. 

Dünyaya düşman kesilmek ile dünyayı kesmek arasındaki o ince yaşamak hatasında gidip geliyorum. Gözlerimin didiklenilip dillendirilecek pek bir yanı yok. Bir kaç kelimeyi hırıltılı söyleyebiliyorum o kadar.  Ancak şunu söylemekte kendimi büyük bir güç olarak görüyorum. Dünya artık sadece nemli diyerek dert edebileceğimiz halinden çok uzaklara gitti. Dudaklarımızda ve çoğunlukla gözlerimizde nem kaldı. Neden insanlara karşı bu kadar ümitsiz söylemlerde bulunuyorsun? Diye bir soru sorarsanız şayet, bu soruyu şu şekilde açıklayayım. İlk başta aslı itibari ile söylediklerim birer saldırı ve ön yargı diye nitelendirilebilecek sözler olabilir. Ancak görüntü itibari ile bir saldırı özü itibari ile bir hatırlatmadır söylediklerim. 

Kötü davranış ve özelliklerin söylenmesi ile esasen doğrunun - ki tartışmaya açık başka bir başlık- ne olduğunu cümlelerimden bağlantısız olarak düşünülmesinin gerçekleşmesini istediğim için bu tarz bir konuşma gerçekleştiriyorum. Ölümü her yerde hatıra işleyebilmek için gözlerdeki perdeleri yıkamak gerekir. Kaldıramadığın perdenin temiz olması mantıklı bir hareket sayılabilir. Bazı şehirler vardır sokaklarında ölümü hatırlarsın ve bu seni mutlu eder. Bazı şehirler vardır sokaklarında ölümü hatırlarsın ve bu sizi hüzne ve korkuya boğar. Bazı şehirler vardır ve bu şehirlerde karşınıza ölümün tozu dahi çarpmaz ise bu şehirlerden kaçıp kurtulmak gerekir. Ancak bu çağda insan hayalini kurduğu şeylerin kokusuna yaklaşmak yerine sırtını döner. Aslında saatlerin asıl amacı bizi geceye yaklaştırmaktır. 

Geceye yaklaşmak ise karanlığın en güzel tonunu nefesinle ile bir köşeye sıkıştırıp onu apansız bir yalnızlığa hapsetmektir. Yıkık düşüncelerin olduğu bir hanede, hanenin sağlamlığı fazla bir şey ifade etmez. Ancak yıkık bir hanenin içindeki düşünceler derin anlamları ile birlikte bir hakikatin dönüm yahut bir doğuş noktası olabilir. Omuzlarında cep kazancı için ağırlık taşıyan insanlardan ziyade akıl ve yürek doygunluğu için acı taşıyan insanları daha samimi ve güzel görüyorum. Hayat acıyla güzel olduğu gibi acıyla da vardır. Dünyadan acının çekilmesi nefesin çekilmesi kadar ölüm getirir.

1. Bölüm Sonu

Hiç yorum yok

Görüşleriniz mürekkebimizdir!