Culture

KULUN FALSOSU, FALSOYA KULLUK (1)


Kendinden emin ve falsosuz yaptığı tek iş; dünyaya geliş anı gibi görünüyor falsolu kulun. Bundan hariç ne kadar yüklemi inşa ettiyse hayatına; hepsi üzerinde gezdiği gezegene özenircesine dönüp duruyor. Basbaya satıyor onu, sokak ağzıyla her eylemi.
     Bir eylem, sahibi olan insanı nasıl yalancı çıkarır ve satar? Eylemleri yerine getiren adam, bunu bir türlü kavrayamayacak. Çünkü kendine karşı dürüst olmayışı insanlara gösterdiği davranışları da sahteleştiriyor. Zaten insan yalnızca kendine dürüst olmakla, kendini alemin gözünde iyi bir insan konumuna kolaylıkla yükseltir. Fakat bu falsolu kul, yani yukarıda bahsi geçen kul, insanların gözlerindeki yüksekliğinden korkuyor. Basbaya değer görme ve insanlar tarafından sayılma korkusu var. Çünkü bir kez ayaklardan başa çıkar da, birilerinin gözünde değerlenirse; altın gibi sadece kâr amacıyla yanına sokululan biri olacağım zannına kapılıyor. Bir yerde haklı, falsolu malsolu ama; haklı. Hacca gidip gelen birinin, bir an evvel ölsem hazır durulmuşken diye düşünmesi gibi sanırım.
     Falsolu kullar, iyidir. Bazı ufak çarkları, yanlış kavşaklardan dönüşleri olsa da; Allah’tan korkarlar. İnsanlardan da korkarlar gerçi zaman zaman. Ama bu korkuları çark ettirirken, Allah’tan korkuşları bir şeyleri fark ettirir.
     Falsolu kullar, at gözlüklü ve dümdüz kullara nispetle daha ziyade dost olarak seçilebilirler. En azında farklı yollar görürsünüz birlikte seyahat ederken onlarla. At gözlüklüler sizi yontar. Falsolular çok yanıltır. Çok bildiklerinden…

Hiç yorum yok

Yorum Bırak

Görüşleriniz mürekkebimizdir!