SON YAZILAR

Bu Göçüş Nereye? (4) - DOLAMBAÇ

Yüklerden bir bir arınmaya başlıyoruz. Madem yol bize taşlarla zorluklar çıkartacak, öyleyse biz de ona heybemizi döke döke gidelim. Yollar çile çekmek içindir üstelik. Yolcular gibi.

Seferiliğin bile bunca kolaylığını sunuyorsa Yaratıcımız, bir çilesi olmalı ve yolun sonunda varacağımız hakikate değmeli. Zaten o hakikate neler feda edilmez ki Allah aşkına? Hakikatler bedel isterler. Haydi başlayalım ödemeye çünkü peşinin altından kalkamayacağımız kadar çok takside ihtiyaç duyacağız.

Evet bankalardan büyükçe bir farkla faizi yerine faidesi bol bir taksitlendirme işlemine başlayabiliriz.

İlkin ne demiştik? Dünyanın nesi gibi kokuyorsan onu bul ve kendine fısılda. İkinci ödememiz gereken miktar ise ziyadesiyle heybeyi hafifletecek muhacir kardeşim. Bu ikinci ödeme seni öyle memnun edecek ki, kendi verdikçe malı artan bir zengin gibi hissedeceksin. Ne mi peki o? Vakte değer verip içi boşaltılmış tüm anların balonlarını patlatmak. Boşluğu dolduran ve fakat kendisi aslında bir boşluktan ibaret olan o tüm dünyevi uğraşlardan vazgeçiş.. Heybenin sırf bu yükün ağırlığından seni gerisin geriye çektiğini ne zaman farkedeceksin. Sen yürümeye çalıştıkça bir saat, iki saat, belki de üç saat daha geç kalıyorsun menzile.

Mesela ikindi menzilini düşün, menzile ezanla giriyor ve yola revan oluyorsun. Ama boş vakit kurtları kemirmeye başlayınca kollarını, orada yalancı saatler peyda olunca, kendi kendine şöyle deyip duruyorsun "Daha var, daha vakit var, daha güneş tepede..." Bakmışsın ki rıza nimetini ıskalamış sadece mağfiret menzilinden medet umar olmuşsun. Hakikatin rızasını almak varken kurtlar sana hata yap ve af dile diye akıl vermişler.

Bu sofradan kalkmalısın. Kurtlar seni yiyecekler muhacir kardeşim. Kurtlar zamanını heybene birer malayani iş olarak doldurup doldurup seni yolda koyacaklar.

Hakk yola girdik ya ne önemi var zamanın, ha bugün ha yarın varmışız, der gibisin. Olur mu öyle şey, ya sen ey muhacir! Sen varana dek ensar ölürse? O zaman varmanın ne manası kalacak, öte yandan neye varacaksın ona yetişemedikten kelli? Unutma bu bir ucu diğerinden farklı olan doğru parçası değil. Bu bir çember. Döndükçe kendini bulacaksın. Buldukça arayışa devam edeceksin.

Hakikat, sonsuzluk yolunun çemberidir. Bu çemberi ya as boynuna, ya dola başına...


Hiç yorum yok

Görüşleriniz mürekkebimizdir!