SON YAZILAR

Gece ve Saygısızlık

Ekmeğe ve hamura tahammülü olmayan gençleri gördüğüm zaman, bir günün başka bir günden gözlen ve fikren farklılaşmayacağını düşünürüm. Öyle bir düşün, genzine vururum ki kelimeleri, hiç bir tohumun evladı anlayamaz beni. Ben ki acemi oğlanlar ocağının bir pare saf kılıcı, biraz alın teri ve belki de ölüme en meyillisi. 

Ancak kapıların ha bire açılıp aslında gözümüz için duyar kasan ışığın varlığından umut bulmak yerine bilmediğimiz ancak bizi kendine çeken bir krize koşarız. Şimdi bu oğlanların, kılıçların ve krizin birliğinde sesleniyorum; ciddiyet gittikçe budaklanıyor içimde. Biraz gece ve çoğunlukla saygı bekliyorum. Beklediğim şeylerin görüntüsü ve sesi öyle bir şekle bürünüyor ki gürültüden ve yamukluktan başka hiçbir şey göremiyorum. Ayağa kalkıyorum ve öyle bir yağmurla bağırıyorum ki göğe bütün kelimeler sessizliği temsil ediyor. Ve ben bir insanın hizasında delirircesine bir çizgiye bakarak sessizce "ne kadar tezat, inkarlar ve insanlar var " diyorum. 

Şimdi erkeklerin yanında erkekliği, gürültünün yanında gürültüyü ve düşüncenin yanında deliliği savunuyorum. Bir şeyler anlaşıldı mı? Ya da bir şeylerin anlaşılması gerekli mi? Umursamıyorum! 



Hiç yorum yok

Görüşleriniz mürekkebimizdir!