Culture

BU GÖÇÜŞ NEREYE? (6) - AYAKKABI TERCİH



İnsanlar daha zayıf olmak için yürürler kimi zaman. Kilolu oldukları zannına kapıldıklarında, yani kendilerinden başka birileriyle kıyasa tutuştuklarında, aynaya değil de başkalarının gözleriyle kendilerine baktıklarında yürüyüşe çıkarlar. Yürürler ve zayıflarlar. Oysa bizim sözünü ettiğimiz yürüyüş bunun aksine, zayıflamak için değil güç toplamak içindir. Bu ayrıntıyı küçük bir tefekkür olsun diye ekledik girişimize.

   Gelişme bölümü ile devam edecek olursak; uzun soluklu bir kaç soruya uzun ve soluksuz cevaplar verip nefis nefise kalmıştık en son yazımızda. Bugünse ayakkabılar üzerinde duracağız. Ayakkabılar hakkında çok farklı deyişler ve atasözleri duymuşsunuzdur. Mesela bebek mezarı gibi ayakkabıları olan adamlardan bahsedilir. Oysa gerçekten de bazı adamlar sırf bebeklere mezar olan ayakkabılarla dolaşırlar dağlarda. Alın size bir yürüyüş ve bir göç insanlık çemberinin dışına doğru... Yürüyüşüyle eğitir insan kendini. Göçüyle belli eder durduğu yeri. Ve göçüsün en bariz belirtisi ve belki de en önemli ayrıntısıdır ayakkabı tercihi. Bir numara bile büyük olsa yürüyüşünüzü mahveden bir engele dönüşür, o iki çift yol arkadaşı. Göçün ilk işaret fişeğidir aynı zamanda. Çünkü kimse ayakkabısız çıkmaz evinden. Gerçek Hakk yolcusu ayakkabısını kapısının önünde bırakmayı da bilir öte yandan. Çünkü mescitlere o iki çift yol arkadaşıyla girmek saygısızlıktır bizde.

   Demem o ki ayakkabılar, rengi ve modeli ne olursa olsun uzun yola dayanacak ve ayağı bir anne şefkatiyle saracak kadar konforlu olmalı. Yoksa göçümüz güçleşecektir. ''Konforlu ayakkabılardan bahsetmişken, bugün binlerce ayakkabısız göçüşe şahidim; ne ayakkabısı, karnı sırtına yapışmış, tek umudu 50 kişinin üst üste bindiği tekneler olan, ruhu ve bedeni eviyle beraber bomba altında kalan küçük çocuklar peki?'' diyeceksin öyle değil mi? Ayakkabılar bu kadar önemliyken, binlerce göçmenin bunu en son isteyeceğim şey diye geçirmesi aklından..

   Tüm bunlar ne saçma ayrıntılar diye düşündüğünü biliyorum. Ayakkabıların önemli olmadığını, sadece odaklanıp yürümek ve göçe devam etmek gerektiğini, asıl gayenin hedef olduğunu düşünüyorsun. Haklısın.

   İşte tüm bunları senden duyabilmek içindi yazdığım her bir cümle. Göçe karar vermişsen, hakka doğru atman gereken adımları at ve o ayakkabı seçimiyle yolun çoğunu heba etmeyi artık bırak. Yazlık veya kışlık bir anlamı yok.  Göç, başla. Göçe başla. Hicret edenlere nasıl geldin diye sorulur, hangi ayakkabıyla diye sorulmaz. Muhacir ensarın başına bakar, müşrik ise ayaklarına..  Anlıyor musun?


Not: Göç Serisi'nde fotoğraf değişikliğine gitme kararı aldık. Böyle bir tercihte bulunmamızın amacı içeriğe uygun fotoğraflarla sizleri buluşturmak ve düşündürmek içindir.

2 yorum

  1. Yol yorgunluğu biraz da ol yorgunluğudur.. tüm göçlerimiz olmamıza vesile olsun

    YanıtlayınSil
  2. Amin. Ne güzel dediniz.🍂👏🏻

    YanıtlayınSil

Görüşleriniz mürekkebimizdir!