Yayınlar

ARAŞTIRMALAR etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

RAĞBET GÖREN

GÖÇ - (Ayakkabı Tercihi)

Resim
İnsanlar daha zayıf olmak için yürürler kimi zaman. Kilolu oldukları zannına kapıldıklarında, yani kendilerinden başka birileriyle kıyasa tutuştuklarında, aynaya değil de başkalarının gözleriyle kendilerine baktıklarında yürüyüşe çıkarlar. Yürürler ve zayıflarlar. Oysa bizim sözünü ettiğimiz yürüyüş bunun aksine, zayıflamak için değil güç toplamak içindir. Bu ayrıntıyı küçük bir tefekkür olsun için ekledik girişimize.Gelişme bölümü ile devam edecek olursak; uzun soluklu bir kaç soruya uzun ve soluksuz cevaplar verip nefis nefise kalmıştık en son yazımızda. Bugünse ayakkabılar üzerinde duracağız.Ayakkabılar hakkında çok farklı deyişler ve atasözleri duymuşsunuzdur. Mesela bebek mezarı gibi ayakkabıları olan adamlardan bahsedilir. Oysa gerçekten de bazı adamlar sırf bebeklere mezar olan ayakkabılarla dolaşırlar dağlarda. Alın size bir yürüyüş ve bir göç insanlık çemberinin dışına doğru...Yürüyüşüyle eğitir insan kendini. Göçüyle belli eder durduğu yeri. Ve göçüsün en bariz belirtisi ve …

Daktilo Adına Her Şey

Resim
KISA TARİH
Harflerin bir klavye aracılığı ve mürekkepli bir sistemin yardımıyla kağıda basılmasını sağlayan makineye daktilo denir. Daktilonun icadı 1829'da Teroitli William Austin Burt tarafından gerçekleştirildi. İlk başlarda daktiloya tipograf adı verildi ve bu makine elden daha yavaş yazıyordu. Bu süreç içerisinde yapılan birçok deneme pek başarılı olmamıştır. Aradan geçen 40 yılın sonucunda Sholes 1868'de ilk pratik daktiloyu buldu. 1878'de Remington yaptığı daktilo, bir dikiş makinesinin üzerine yerleştirilmişti. Şaryo, dikiş makinasının pedalına benzeyen bir düzenek ile döndürülüyordu. Makine sadece silik ve büyük harfler yazabiliyordu. Bunun yanında makinanın büyük ve pahalı olması piyasaya sürülmesine engel olmuştu.

Bazı Amerikan firmalarının yanında(Remington, Royal Smith), İtalyan; Underwood-Olivetti, Alman markaları Adler ve Triumph ve İsveç Facit firmaları da daktilonun yapımında görünen çeşitli kusurları düzelterek bugünkü kullandığımız daktiloya benzeyen ma…

Aristoteles Kimdir ?

Resim
Aristoteles Kimdir
Ege Denizi'nin kuzeyinde bulunan Stageria'da M.Ö. 384-322 yılları arasında doğmuştur. Bu dönemde Stageria'da İyon kültürü hakimdir. Bu nedenle Aristoteles'e İyonya filozofu demek yanlış olmaz. Annesinin sadece ismi bilinmektedir. Babasının adının Nicomaihos olduğu, mesleğinin hekim olduğu ve Makedonya Kralı Amyntus'un, Arisyo'nun babası  Nicomaihos'u hekimliğe getirdiğinde Makedonya'nın başkentine taşındığı bilinmektedir.
Aristoteles eğitimini burada görmüştür. Savaşa dair deneyimlerini burada edinmiştir. Aristoteles; İyon ve Makedonya etkileri ile birlilte ilk gençlik yıllarından itibaren daha çok ilgisini tıp çekmiş ve tıp bilimi üzerinde yoğunlaşmıştır. 17 yaşında eğitimini tamamlaması için Atina'ya gönderilmiştir.  Hayatının 20 yılını Atina'da geçirmiştir (M.Ö. 367-347). Atina'ya geldiği zaman ilk olarak Platon'un öğrencisi olarak Akedmi'ye girmiş ve Platon'un sürekli çekiştiği ancak zekasına ve enerjisine …

Osmanlı'dan Günümüze Merhamet

Resim
Kuş damdan düşünce sarışın bir yürüyüşüdür artık ölümün.”
– İsmet Özel, Kuşun Ölümü      Osmanlıdaki kuş evleri hakkında araştırma yapmak isterseniz, ulaşacağınız en temel nokta merhamet olacaktır. Kuşlara yapılan bu incelikleri zamanın insanlarına anlatırsanız; zamanın insanları, zamane insanlarının özelliklerini gösterecektir. Şimdi zamane insanlarının özelliklerini göstermemek için gelin birlikte bir soru cevap oyununa başlayalım.  – Kireç Badanalı Duvar: Kuşlara yapılan bu evler için kullanılan diğer isimler nelerdir? – Eskimiş Tahta Bir Duvar: Kuş Sarayı, Serçe Sarayı, Kuş Köşkü.





“Ben inanıyorum ki annelerini saraylarda yaşatmak için yola çıkan inanmışlar, ilkin kuşları saraylarda yaşatmalı”
– Kireç Badanalı Duvar: Bu tür yapılar, Osmanlı Mimarisinde hangi dönemden itibaren görünmeye başlandı?  – Eskimiş Tahta Bir Duvar: 17. Yüzyıldan itibaren görülmeye başlandı ve devam eden süreçte, 18. Yüzyıl boyunca ise artık birçok mimari yapıda yer edinmiş bir hale geldi.

“Hepimiz bir şekil…