Yayınlar

NUTUK etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

RAĞBET GÖREN

GÖÇ - (Ayakkabı Tercihi)

Resim
İnsanlar daha zayıf olmak için yürürler kimi zaman. Kilolu oldukları zannına kapıldıklarında, yani kendilerinden başka birileriyle kıyasa tutuştuklarında, aynaya değil de başkalarının gözleriyle kendilerine baktıklarında yürüyüşe çıkarlar. Yürürler ve zayıflarlar. Oysa bizim sözünü ettiğimiz yürüyüş bunun aksine, zayıflamak için değil güç toplamak içindir. Bu ayrıntıyı küçük bir tefekkür olsun için ekledik girişimize.Gelişme bölümü ile devam edecek olursak; uzun soluklu bir kaç soruya uzun ve soluksuz cevaplar verip nefis nefise kalmıştık en son yazımızda. Bugünse ayakkabılar üzerinde duracağız.Ayakkabılar hakkında çok farklı deyişler ve atasözleri duymuşsunuzdur. Mesela bebek mezarı gibi ayakkabıları olan adamlardan bahsedilir. Oysa gerçekten de bazı adamlar sırf bebeklere mezar olan ayakkabılarla dolaşırlar dağlarda. Alın size bir yürüyüş ve bir göç insanlık çemberinin dışına doğru...Yürüyüşüyle eğitir insan kendini. Göçüyle belli eder durduğu yeri. Ve göçüsün en bariz belirtisi ve …

Durgunluk

Resim
Şimdi bir zulme karşı atılmış yumruğun nizami olup olmadığı tartışıyor. Biliyorsunuz, biz arınmak için telef olmayı tercih ediyoruz. Her gün uykulu, gücenmiş ve aksak bedenimiz anlamış gibi yapıyor, gençken yürünen yolun taş ile bir yakınlığı olduğunu. Konuşanların bilmediği ancak inancına ram olan etlilerin bildikleri bir gerçek vardır: put denilen metanın bir sistem haline gelip gözlerimize sokulduğunu.  İşte yeni çıkardığım ve çözülmeye başlayan yumruğumun ilk soluğu: ...

Mazeret ve Kendi Kendini Paslandırmak

Resim
İnsan olmayı ve bunun getirilerini düşündüm. Gidenin ve kalanın ne olduğunu bilmediğim, bu yağmaladığım, bu kansız bıraktığım ve bu aldattığım kalbimde. Ben günlerin arka yüzünde yaşadığım tasalı anları bir sızı gibi hissediyorum. Kopan benim! Koparan benim! Yağan ve yağmalayan benim!       Kuru bir yaprak olabilmek için kendi suyumu emdiğim zamanlardan kaçmak istiyorum artık. Bir kefenim olacaksa şayet ıslak olsun istiyorum. Yağan bir damla yağmur içinde değil arzularımın peşinde terleyen bir alın olarak, yükü zehir ile birlikte yoğrulan ancak bir gram zehir akıtmayan bir alacaklı olarak sarılmak istiyorum o sırılsıklam kefenime. Biraz gümüş tozu bırakmak istiyorum acımı işleyen değirmen taşlarına. İstiyorum. Düşüyorum. Baylar! Kardeşlerim! Ben diyorum. Susmak için ayağa kalktığım ya da eski bir şiirimden hatrıma düşen şu satır ile hatırlıyorum kendimi: ''Ben oturmak için ayağa kalkanım''      Şimdi düşünüyorum da oturmak için ayağa kalkan olmak yerine yürüdüğü yolda ayağı…